Seferilik ve yolcu namazı

Seferilik ve yolcu namazı

Seferilik ve yolcu namazı

Normal bir yürüyüşle yılın kısa günlerinde en az üç günlük bir yere git­mek niyetiyle ikamet ettiği yerden çıkıp bir yola giden kimseye dinen yolcu denir.

Yılın en kısa günlerinde bir insanın dinlenerek ancak altı saatlik bir yol yürüyebileceği hesap edilmiştir. Bu yürüyüş üç gün olunca on sekiz saat eder. Bu müddet deniz için de geçerlidir. Ancak denizdeki mesafe, orta ve mutedil bir havada giden yelkenli bir gemi ile ölçülür. Yolculukta esas alı­nan en az mesafe, on sekiz saat çeken bir yere karadan yaya olarak deniz­den de yelkenli ile gidilmesidir.

Hanefi Mezhebi‘nin bu husustaki meşhur görüşü, mesafenin zaman, ya­ni gün itibar edilerek ölçülmesidir. Fakat bazı Hanefi âlimleri bu mesafenin fersah, şimdiki tabiriyle kilometre cinsinden de hesap edilmesinin caiz ol­duğu görüşündedir. Buna göre bir insan normal olarak üç günde 18 fersah­lık bir yol alır. Bir fersah yaklaşık 5 kilometre olacağına göre on sekiz fersah 90 kilometreye karşılık gelir. Zaten bir insan normal yürüyüşle beş kilomet­reyi bir saatte yürüyebilir. Bu durumda kara yolculuğu için yolculuk müd­deti 90 kilometre olarak kabul edilir.

Hanefi Mezhebi’nin dışındaki diğer üç mezhep ise yolculukta ölçü ola­rak fersahı esas almaktadır. Onlara göre yolculuk mesafesi 16 fersah; bu da yaklaşık 80 kilometre eder. Yani bu üç mezhebe göre karada yolculuk me­safesi 80 kilometredir.

Deniz yolculuğunda da mutedil bir havada bir yelkenli üç günde yakla­şık 90 mil mesafe alır. Buna göre deniz yolculuklarında 90 mil yolculuk öl­çüsüdür. Bu mesafelerden daha az bir yolculuk ister karada, isterse deniz­de yapılsın yolculuk hükmüne dahil edilmez.

Böylece 18 saatlik (90 km) veya daha uzak bir yere gitmeye niyetlenerek yola çıkan kimseye misafir (yolcu) denir. Misafir sayılan kimseye de “sefe­ri” adı verilir. Misafirliğin zıddı mukim, seferîliğin zıddı da ikamettir. Yani yaşadığı bölgede bulunan kimse mukim, yolculuğa çıkan kimse de misa­firdir.

Bir yere hem karadan hem denizden gitme imkânı varsa yolcunun tercih ederek gittiği yol esas alınır. Mesela bir beldeye deniz yoluyla on iki saatte (90 milden az), kara yoluyla on sekiz saatte gidilecek olsa karadan gidenler seferi sayılır, deniz yolunu tercih edenler seferi sayılmazlar. Bir beldenin karadan gidilecek iki yolu bulunsa sadece sefer mesafesinde bulunan yol­dan gidenler seferi kabul edilir.

Bir kimsenin seferi sayılması için gidilecek mesafenin belirtilen uzaklıkta olması gerektiği gibi, yolculuğa niyet edenin de erginlik çağına ermiş olma­sı ve kendi başına karar verebilecek durumunda olması da şarttır. Buna gö­re asker komutanına, kadın kocasına, talebe hocasına tâbi olduğundan, bunların seferi olması, bağlı bulundukları kişilerin niyetine göre hüküm alır; onların niyeti olmadan seferi sayılmazlar.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM