Kaza namazlarını kılarken tertibe uymak, sırayı gözetmek

Kaza namazlarını kılarken tertibe uymak, sırayı gözetmek

Kaza namazlarını kılarken tertibe uymak, sırayı gözetmek

Namazı hiç kazaya kalmamış olan veya kazaya kalan namazlarının sayı­sı altı vakti bulmamış olan kimselere tertip sahibi denir. Altı vakitten az namazı kazaya kalmış olan kimsenin, hem kaza ile vakit namazları arasın­da hem de kazaya kalan namazlar arasında tertibe uyarak bu namazları belli bir sıraya göre kılması gerekir.

Mesela üzerinde hiç kaza namazı olmayan bir kimse sabah namazını kı­lamazsa öğle namazı girmeden önce bu namazı kaza etmesi gerekir. Sabah namazmı kaza etmeden öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kıldıktan sonra sabah namazmı kaza etse tertip bozulduğundan bu namazların hepsi de bozulur. Bunun için sabah namazından başlamak üzere bu namazların tamamını yeniden kaza etmesi gerekir.

Diğer vakit namazları için de aynı durum geçerlidir. Mesela öğle nama­zını vaktinde kılamayan bir kimse vakit müsait olduğu halde ikindiyi kıl­madan önce öğleyi kaza etmezse sıraya uymadığından her iki namaz da bozulur. Bunun için yeni baştan önce öğleyi kaza eder, arkasından da ikin­diyi kılar.

Fakat kazaya kalan namazı kıldığı takdirde, vaktin namazını kılacak ka­dar bir zaman kalacaksa bu durumda vaktin dar olmasmdan dolayı sırayı gözetmez. Önce vakit namazı kılınır, daha sonra kazaya kalan namaz kılı­nır.

Kazaya kalmış olan namazlarda tertibe uymanın delili sünnette mevcut­tur. Hendek Savaşı’nda Peygamberimiz, müşriklerin fırsat vermemeleri so­nunda öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kılamamışlardı. Müşrik teh­likesi geçince Peygamberimiz, Hz. Bilâl’e ezan okumasmı söyledi. Ezandan sonra kamet getirdi. Peygamberimiz de sırasıyla, önce öğleyi, sonra ikindi, arkasından da akşam ve yatsı namazını sahabisiyle birlikte kıldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM