İslamda Bireysel Anlayıştan Toplumcu Anlayışa Geçiş Süreci

İslamda Bireysel Anlayıştan Toplumcu Anlayışa Geçiş Süreci

Fertsel Tavrımız:

Dünya’ da olan biten her zulme karşı ferdi tavrımızı oluşturabilmek, İslam’ ın bizden istediği somut bir gerekliliktir. Bu beklentinin içinde önemli gördüğümüz ve asla vazgeçemeyeceğimiz İslam’ a davet vardır.
“ Yine bizim yarattığımız insanlardan öyle bir ümmet var ki, onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler.( Araf:18)
O halde ‘davetimiz’ ilk etap’ da kendi içimizde, aklımızda ve kalbimizde sürekliliğini korumalı, akıllarımıza kazınmalı ve nefsimizde dolup taşmalıdır. İnsanları, güzel bir gün için müjdeleyenlerin, bu saydıklarımız konusunda başarı seviyesi, toplumlumun seviye yükseltmesi ile doğru orantılıdır.
Allah’a çağıran, salih amelde bulunan ve “Gerçekten de ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir? (Fussilet-33)

Bu bakımdan bireysel gelişim göstermek ve bu saydıklarımız doğrultusunda, her türlü mekanda, zamanda gayretli bir şekilde çaba sarf etmek tüm Müslümanların üzerine bir borçtur. Ahir zamanın kendi içinde oluşturduğu iç karışıkların ve fitnelerin bilincinde hareket ederek, İslamımıza zarar vermeden gayretle hizmet etmek ferdi tavrımızın bu zamanki ölçüsüdür.

 

Cemaatle namazda kadınla erkek aynı hizada olursa ne olur?

Toplumsal Tavrımız:

Gelinen son noktada bütün ibreler zalimlerden yanaymış gibi bir izlenim olsa’ da, Hz. Nuh (as) zihinlerde tazelenmelidir. Hz. Yusuf (as) hatırlanmalı, Hz. Peygamber efendimiz (sav) ‘ in cahiliye döneminde karşılaştığı zalimlikler düşünülmelidir. Her türlü itham ve yargılanmalara karşı, kutsal bir projenin içinde olduğunun bilinci ile yıkıcı değil daima yapıcı olmuşlardır. Toplumsal sorunlara karşı tavrımızı işte bu tedrisat kurallarına uyarak gerçekleştirmemiz, İslam’ ın Müslümanlardan istediği bir hakikattir.

Toplumsal tavrımızın önemli sac ayaklarından olan biri olan, “ Kurtuluş İslam” dır deklarasyonunu, her minvalde akıllara kazıtmak son derce önemlidir. Bir Müslümanın, kendisinden beklenen cemaat olma bilinci, ancak bu şekilde kazanılır. Bu kazanım sayesinde, “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın?..” (Al-i İmran sûresi 103. ) hedefine ulaşmak mümkün olabilir.
Toplumsal tavrımızın içinde, yetiştirilecek nesillerin imarında kullanılacak olan mayaların, fazilet, maneviyat, ahlak, adalet ve erdemlilik içerikli olması güncel çağda, yetiştirmek istediğimiz bireylerin oluşumunda en önemli etkendir.

Unutulmaması gerekenin, neyin yararlı neyin zararlı, hangisinin işe yarar olduğunu, diğerinin yaramaz olduğunu en iyi şekilde ortaya koyan sistemin İslam olduğudur. Çünkü Allah (cc)’ in nizamıdır ve Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.( tevbe-115) Bu bakımdan neyi doğru neyin yanlış olduğu ise, ancak evrenin belli bir düzen içinde yaratan Allah (azc) tarafından belirlenir.

Dayanıklı bir temel atmak istiyorsak, bireysel şuurun farkındalığını oluşturmak ve devamında, üzerine atılacak harçları ve betonları ivedilikle atmamız gerekir. Bunun için Müslüman bireylerin kendi içindeki çözülmelerine izin vermeksizin, bir an önce birleşmeleri ve dışa bağımlılık hastalığından kurtulmaları zaruridir. İslam’ ın Müslümanlara yüklediği dünyayı zulüm altından kurtarma misyonunun yanında birde, yeryüzünün imarı ile dünya nimetlerinden faydalanma isteği vardır. Toplumsal tavrımızın seyri işte bu şekildedir.

                       

Sosyal Medyada Paylaşın:
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM

üniversiteli escort üniversiteli escort bayan yeni escort yeni escort bayan oral escort oral escort bayan antalya escort avcılar escort ataköy escort bakırköy escort escort istanbul bakırköy escort istanbul escort esenyurt escort göztepe escort istanbul escort mecidiyeköy escort istanbul escort avcılar escort halkalı escort esenyurt escort kadıköy escort bostancı escort avcılar escort şirinevler escort istanbul eskort istanbul escort eskort bağcılar escort fatih escort grup escort avrupa yakası escort