Cuma namazından önce hutbe okumak

Cuma namazından önce hutbe okumak

Cuma namazından önce hutbe okumak.

Cuma namazının iki rekât farzından önce hutbe okumak farzdır.

Hutbenin şartı Cenab-ı Hakk’ı zikirdir. İmam-ı Âzam’a göre hutbe niye­tiyle sadece “Elhamdülillah”, “Sübhanallah”, “La ilahe illallah”, “Allahü Ekber” gibi zikir lafızları yeterli gelir. Fakat diğer iki imama göre hutbenin sünnette örneği bulunan ve hutbe denecek kadar uzunca bir zikirden ibaret olmalıdır. Bunun da en az mertebesi, tahiyyatta oturacak miktarda hamd, salâvat ve mü’minlere duadır.

Hutbenin şartları:

  1. Namazdan önce okunması.
  2. Öğle namazı vaktinde okunması.
  3. Hutbe niyetiyle okunması.
  4. Hutbe okunurken camide en az bir kişinin hazır bulunması. Yani hutbe okunurken kendisine Cuma namazı farz olanlardan bir kişinin hazır bulunması gerekir. Bu şahsın hutbeyi dinlemesi şart değildir; sadece hutbe okunurken camide olması yeterlidir. Bunun için hatibin kendi kendine okuduğu hutbe sahih olmaz.
  5. Hutbe ile namaz arasının başka bir şeyle kesilmemesi. Hutbeden hemen sonra Cuma namazının kılınması gerekir.

Hutbenin sünnetleri:

  1. Hatibin hutbeye başlamadan önce minber tarafında bulunması.
  2. Minbere çıktıktan sonra cemaate dönerek oturması ve iç ezanı din­lemesi.
  3. Ezan okunduktan sonra hatibin her iki hutbeyi de ayakta okuması.
  4. Birinci hutbeye, gizlice Euzü-Besmele çekip Allah’a hamd-ü sena ederek yani “Elhamdülillah…” ile başlamak.
  5. Şehadet kelimeleri okumak:

“Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resulüh…” cümlesini okumak.

  1. Resul-i Ekrem Efendimize salâvat getirmek.
  2. Kur’an’dan bir ayet-i kerime okumak.
  3. Vaaz ve nasihat etmek.
  4. Hutbeyi ikiye ayırmak ve iki hutbe arasında üç ayet okuyacak mik­tarda oturmak.
  5. İkinci hutbeye, birinci hutbe gibi hamd ve salâvat ile başlamak. İkinci hutbede dört büyük halife ile Peygamberimizin amcaları Hz. Abbas ve Hz. Hamza’nın isimlerinin anılması da hutbenin adabı arasındadır.
  6. İkinci hutbede Müslümanların sağlığı, selameti, affolunmaları ve Al­lah’ın yardımına ermeleri için dua etmek.
  7. Hutbeyi cemaatin duyabileceği bir sesle okumak.
  8. Her iki hutbeyi de uzatmayıp hafif tutmak.
  9. Hutbe bittikten sonra namaz için kamet getirmek.

İmam olan zatın cemaatin durumunu nazara alması gerekir. Bilhassa hutbeyi fazla uzatarak cemaati usandırmamalıdır. Cemaatin içinde fazla kalabilecek kimseler bulunsa da acele işi olanlar, mesaiye yetişecekler göz önünde bulundurularak hutbe mümkün olduğu kadar kısa öz ve tesirli tu­tulmalıdır. Hutbede cemaatin ihtiyacı olan mevzular seçilmeli, faydası dü­şünülmelidir. Zaten hutbenin kısa ve tesirli olması hatibin ilim ve dirayeti­ni gösteren bir işarettir. Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle bu­yururlar:

“Namazın uzun, hutbenin kısa olması kişinin derin dinî bilgisinin bir alametidir. Namazı cemaate ağır gelmeyecek derecede uzatınız, hutbeyi de kısa okuyunuz. Öyle sözler vardır ki sihir gibi kalpleri kendine bağlar.”

Bunun için hutbeler; okunuşu, mevzunun işlenişi ve manasının güzelli­ğiyle kalpleri kendisine bağlamalıdır. Peygamberimiz de namaz ve hutbe­sini devamlı orta derecede bırakırdı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM