Cuma gününün fazileti

Cuma gününün fazileti

Cuma gününün fazileti

Cenab-ı Hak, Cebrail (a.s.) gibi bazı melekleri kendi nev’inin reisi, Pey­gamberleri insanların efendisi, Resul-i Ekrem’i (a.s.m) kâinatın iftihar vesi­lesi, Mekke’yi en şerefli belde kıldığı gibi, bazı ay ve günleri de diğer vakit­lerden şerefli kılmıştır.

Mesela Ramazan’ı en bereketli ay, Kadir Gecesi’ni en saadetli gece ola­rak mü’minlere ikram etmiştir. Aynı şekilde Cuma gününü de en şerefli gün olarak Müslümanlara bahşetmiştir.

Cuma günü bazı İlahî tecellilerin belirdiği, kâinatı alakadar eden bazı olayların meydana geldiği ve rahmet deryasının coşup taştığı bir vakittir. Bu mübarek günde Cenab-ı Hak mü’min kullarını kendi kelamıyla namaza davet etmektedir:

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğunda alışverişi bırakın ve Allah’ın zikrine koşun. Eğer bilseniz, bu sizin için daha hayırlı­dır. Namaz kılındığında yeryüzüne dağılın, Allah’ın lütfundan rızkınızı arayın. Allah’ı da çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz.”220

Mü’minlerin bir araya gelerek İlahî dergâha yöneldikleri bu mübarek günü en veciz ve mükemmel bir şekilde tarif eden ve nuraniyetini anlatan Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bir hadis-i şerifte, “Üzerine güneşin doğdu­ğu en hayırlı gün Cuma günüdür”221 buyurarak o vaktin önemini bildir­miştir.

Her dinin mukaddes saydığı bazı günler vardır. Yahudilerin Cumartesi, Hıristiyanların Pazar günü, mü’minlerin haftalık bayramı da Cuma günü­dür. Nitekim bu hususta Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:

“Biz ehl-i kitaba nazaran en son gelenleriz. Dünyaya gelişte böyle ol­mamıza rağmen Kıyamet gününde faziletçe herkesi geçen de biz olacağız. Şu kadar var ki her ümmete bizden önce kitap verildi. Bize onlardan sonra verilmiştir. Sonra Allah’ın bize farz kıldığı şu Cuma günü yok mu? Allah, bize onu hidayet buyurmuştur. Sair insanlar bu hususta bize tabidirler. Ya- hudilerin bayramı yarın, Hıristiyanlarınki ise öbür gündür.”222

Birçok hususlarda diğer ümmetlerden faziletli ve üstün kılman Mu- hammed (a.s.m.) ümmeti haftalık bayramlarının Cuma günü olmasıyla da imtiyazlı kılınmışlardır. Cumanın diğer günlerin efendisi ve en büyüğü olarak vasıflandırılmasınm bazı hikmetleri Hz. İbn-i Abdi Münzir’in riva­yet ettiği hadis-i şerifte bildirilmektedir.

“Şüphesiz Cuma günü Allah katında günlerin efendisi ve büyüğüdür. Allah katında Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı günlerinden daha bü­yüktür. Onda beş meziyet vardır: Allah Âdem’i o gün yarattı. Allah Âdem’i cennetten yeryüzüne o gün indirdi. Allah, Âdem’in ruhunu o gün aldı. O günde öyle bir saat vardır ki kul haram bir şey istemedikçe Allah’tan ne is­terse mutlaka Allah verecektir. Kıyamet o gün kopacaktır.”223

Kâinatın ve dünyanın şeklini ve manasını değiştiren bazı olayların Cu­ma günü meydana geldiğini ve geleceğinin bildirilmesi, mü’minleri ahiret azığını hazırlamak ve salih amellere daha çok çalışmak hususunda teşvik hikmetine matuftur. Hz. Âdem’in yaratılıp dünyaya gönderilmesiyle yer­yüzünde birçok İlahî isimlerin tecellisi o gün olmuştur. Allah’ın sevdiği kullar -Peygamberler, veliler- yeryüzünü şenlendirmiş, Sevgili Peygambe­rimizin (a.s.m.) teşrifiyle her şeyin hakikî manası anlaşılmıştır. Kıyametin Cuma gününde kopmasının haber verilmesi de mü’minlerin hazırlıklı ol­maları, o gün affa mazhar olabilecek ameller işlemekle ruhlarını nurlan- dırmaya vesile kılmaları içindir.

Cuma günü aynı zamanda meleklerin de bayramı ve yeryüzünü şenlen­dirdikleri bir gündür. Allah’ın feyiz ve rahmetinin dünyayı kuşattığı Cuma saatinde melekler yeryüzüne iner, mü’minlerin dualarına ve zikirlerine işti­rak ederler. Cuma namazına erken gelmenin faziletinin zikredildiği bir ha­dis-i şerifte meleklerin de vazife gördüğü şöylece bildirilmektedir:

“Cuma günü olduğu zaman her mescidin bütün kapılarında melekler bulunur, İlk önce gelenleri yazarlar. İmam minbere oturduğu zaman sayfa­larını dürerler ve hutbeyi dinlemeye gelirler. Melekler sayfalarına sevap olarak önce gelene Allah için bir deve kurban etmiş gibi, ondan sonra gele­ne bir inek kurban etmiş gibi, ondan sonra gelene bir koç kurban etmiş gibi, ondan sonra gelene bir tavuk kesmiş gibi, daha sonra gelene de bir yumur­ta sadaka vermiş gibi sevap yazarlar.”224

Bütün Müslümanların işlerini güçlerini bırakıp Allah’ın davetine uyarak bir araya gelip, ibadet ettiği, kardeşlik ve sevgi bağlarını kuvvetlendirdiği bu bayram gününde Rahmet kapıları sonuna kadar açılmaktadır. Resul-i Ekrem Efendimiz, “Büyük günahlar işlemedikçe iki Cuma arasında işlenen (küçük) günahlara Cuma namazı kefaret olur”225 buyurarak mü’minlerin manevî temizliğe mazhar olacaklarını haber vermektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM