Cemaatle kılmak için namaz nerelerde kesilir?

Cemaatle kılmak için namaz nerelerde kesilir?

Cemaatle kılmak için namaz nerelerde kesilir?

Kılınmakta olan bir namazı özürsüz olarak kasten kesmek caiz değildir. Ancak cemaat sevabını elde etmek ve daha mükemmel yapmak düşünce­siyle yarıda kesilebilir. Namazı yarıda kesmek ancak şu hallerde caiz olur:

Namazın farzını tek başına kılmaya başlayan bir kimsenin yanında biraz sonra cemaatle namaza başlanırsa kendisi henüz birinci rekâtın secdesine varmamışsa hemen namazı kesip imama uyar. Şayet ilk rekâtın secdesini yapmış ve kıldığı namaz da dört rekâtlı bir farz ise bir rekât daha ilave eder ikiye tamamlar, selam verip yetişebildiği yerde imama uyar, farzı imamla kılar. Tek başına kıldığı iki rekât, nafile bir namaz olur.

Dört rekâtlı farz bir namazın üçüncü rekâtını kılarken cemaatle namaza başlanmışsa kendisi henüz secdesine varmamışsa hemen ayakta selam ve­rip namazı keser imama uyar. Tek başına kıldığı iki rekât nafile hükmüne geçer. Fakat üçüncü rekâtın secdesini yapmışsa artık namazı kesmez, bir rekât daha kılarak namazını tamamlar. Kılınan bu namaz öğle ve yatsının farzı ise isterse imama yetiştiği yerde uyar. Kıldığı bu namaz dört rekâtlık bir nafile sayılır, ikindinin farzında bu yapılmaz, çünkü ikindinin farzını kıldıktan sonra nafile namaz kılmak mekruhtur.

Kılınan namaz sabah ve akşam gibi iki veya üç rekâtlı bir namaz olunca; tek başına kılan kimse ikinci rekâtın secdesine varmadıkça neresinde olursa olsun namazı keser cemaatle kılmak üzere imama uyar. İkinci rekâtın sec­desini yaptıktan sonra cemaat hazır olursa artık namazı kesmez, selam ve­rerek tamamlar. Bundan sonra da nafile niyetiyle ayrıca imama uymaz.

Öğle, ikindi ve yatsının ilk dört rekâttık sünnetlerini kılarken, cemaatle namaza başlansa iki rekâtı tamamlayıp selam verir, imama yetiştiği yerde uyar. Şayet üçüncü rekâta kalkmışsa kalktığı sırada cemaatle namaza du­rulmuşsa bu sefer de dört rekâtı tamamlar, selam verdikten sonra imama uyar.

İki rekât kılarak farzma durduğu namaz, öğle namazı ise farzdan sonra dört rekâttık sünneti, arkasından da son sünneti kılar. Fakat ikindi ve yat­sının sünnetlerini ikişer rekât kıldıktan sonra imama uymuşsa farzdan son­ra ayrıca bu sünnetleri kılmaz.

Cumanın ilk sünnetini kılarken imam minbere çıkmışsa iki rekât kıldık­tan sonra kesecek olsa farzdan sonra bunu ayrıca dört rekât olarak kılar. Fakat hutbe okunmaya başlanmamışsa biraz acele tutarak sünneti dörde tamamlar.

Cemaat farza başladıktan sonra namaz kılmaya gelen bir kimse hemen imama uyar, sünnete durmaz. Hatta müezzin kamet getirmeye hazırlanır­ken sünnete durmak mekruhtur. Fakat sabah namazı için durum farklıdır. Şöyle ki:

Şayet tahiyatta cemaate yetişebileceğini tahmin ederse sünneti kılar, on­dan sonra imama uyar. Bir an önce cemaate yetişmek maksadıyla Sübhane- ke, Euzü-Besmele ve sure ilavesini terk edip sadece Fatiha’yı okumak, rükû ve secde tespihlerini de birer defa söylemekle yetinebilir. Eğer imama et- Tahiyyatü okunurken bile yetişemeyeceğini tahmin ediyorsa sünneti kıl­madan hemen imama uyar. Daha sonra da sünneti kılmaz. Çünkü sabah namazının sünneti ancak farzı ile birlikte kılındığı zaman kılınabilir.

Sabah namazına kalktığında ancak farzını kılabilecek kadar bir zaman varsa ve sünneti kıldığı takdirde vakit de çıkacak olsa bu durumda sünneti kılmaz, doğrudan farza başlar. Diğer vakitlerde de böyle bir durum olsa yine hemen farzı kılar, sünneti terk eder.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM